Hangi keywordlerde 11-30 arasındasınız? Cusp bandınızı ücretsiz görün

Yorum Madenciliği

Bu kaynakta neler var:

ASO stratejinizi baştan sona kurmanın yolu

Hedef keyword seçmeyi, metadata yazmayı, sıralamayı takip etmeyi ve her kararı veriye dayandırmayı öğrenin.

Hedef keyword seçmeyi, metadata yazmayı, sıralamayı takip etmeyi ve her kararı veriye dayandırmayı öğrenin.

Veriden aksiyona

Keyword verisini sadeleştirin, App Store kurallarına uyumlu kalın.

Keyword verisini sadeleştirin, App Store kurallarına uyumlu kalın.

Sıralamayı yükselten araçlar

Rakip yorumlarından çıkan keywordleri metadata'nıza taşıyın, cusp bandındaki uygulamanızı ilk 10'a çıkarın.

Rakip yorumlarından çıkan keywordleri metadata'nıza taşıyın, cusp bandındaki uygulamanızı ilk 10'a çıkarın.

Keyword seçimi neden bir eleme işidir

Her şey listeyle başlar. Hangi ifadeleri takip edeceğini bilmeden ölçecek bir şeyin olmaz. Bu rehber havuzu beş kanaldan büyütmeyi ve sonra o havuzu bir haftada çalışılabilir bir listeye indirmeyi anlatıyor.

Çoğu ekip keyword seçimini bir bulma işi sanır: doğru kelimeleri bul, listeye yaz, bitir. Oysa asıl iş bulmak değil, elemek. Bir uygulamayla ilgili yüzlerce ifade bulunabilir; bunların çoğu ya aranmıyordur, ya ulaşılamayacak kadar zordur, ya da uygulamanın gerçekten yaptığı şeyi anlatmıyordur.

Eleme yapılmadığında olan şey şudur: elli ifadelik bir takip listesi kurulur, hiçbirine dokunulmaz, üç ay sonra liste unutulur. Beş ifadelik bir liste ise her hafta bakılır ve üzerinde gerçekten çalışılır.

Bu yüzden rehber iki bölümden oluşuyor. Birinci bölüm havuzu büyütmek: mümkün olduğunca çok aday toplamak. İkinci bölüm havuzu daraltmak: adayları ölçüp çoğunu elemek. İkisi ayrı zihinsel işler ve karıştırıldıklarında ikisi de kötü yapılır.

Havuz büyütürken eleme yapma. “Bu ifade çok zor” diye düşünüp havuza almamak, o ifadenin zorluğunu ölçmeden karar vermek olur. Ölçmeden verilen kararlar genellikle yanlış çıkar, çünkü zorluk sezgiyle tahmin edilebilecek bir şey değil.

Havuzu büyütmenin beş kanalı

Havuzun ne kadar geniş olduğu, sonunda bulacağın fırsatın kalitesini belirler. Dar bir havuzdan iyi bir liste çıkmaz. Beş kanal var ve beşinin de kullanılması gerekir; çoğu ekip sadece ilk ikisini kullanıyor.

  1. Kendi metadata’nUygulama adın, alt başlığın ve açıklaman zaten bir ifade kaynağı. Buradaki kelimelerin ikili ve üçlü birleşimleri havuzun temelini kurar. Bu kanalın avantajı alakanın kesin olması; dezavantajı ise senin kendi diline hapsolman.
  2. Rakip metadata’sıKategorindeki uygulamaların adları, alt başlıkları ve açıklamaları. Buradan çıkan ifadeler senin aklına gelmeyen konumlandırmaları gösterir. Rakip seçimi önemli: sana en çok benzeyen ama senden büyük olan uygulamalar en verimli kaynak.
  3. Arama önerileriApp Store’un arama kutusuna bir kelime yazdığında dönen tamamlamalar. Bunlar gerçekten aranan ifadeler ve popülerlik sinyali de buradan geliyor. Tek harften başlayıp derinleşerek taramak, geniş bir aday listesi çıkarır.
  4. Kategori listeleriApple’ın kategori sıralamaları herkese açık. Kategorindeki ilk yüz uygulamanın metadata’sı, kategorinin ortak dilini gösterir. Bu kanal özellikle yeni bir kategoriye girerken değerli.
  5. Rakip yorumlarıHiçbir keyword aracının bakmadığı kaynak. Kullanıcılar uygulamayı senin pazarlama dilinle değil kendi kelimeleriyle anlatır ve o kelimeler yorumlarda yazılı durur. Bu kanaldan çıkan ifadelerin rekabeti genellikle düşük, çünkü kimse oraya bakmıyor.

Yorum madenciliğinin inceliği

Beşinci kanal en verimlisi ama en çok işlem gerektireni. Yorumlar cümlelerden oluşur, keyword’ler ise ifadelerden; arada bir dönüşüm var ve bu dönüşüm dikkatli yapılmazsa çöp üretir.

İlk sorun zamirler. İnsanlar yorumda “bana çok yardımcı oldu”, “beni gerçekten şaşırttı” yazar. Bu ifadeler dilbilgisel olarak sağlamdır ve sık geçer, ama kimse App Store’da bunları aramaz. Birinci ve ikinci tekil şahıs zamiri içeren ifadeler bu yüzden eleniyor.

İkinci sorun uygulama adının kendisi. Yorumlarda uygulamanın adı sürekli geçer ve çıkarım yapıldığında en sık ifade olarak öne çıkar. Marka adı bir keyword’dür ama rakip yorumundan çıkan rakip markası senin işine yaramaz; bu tekrarlar eleniyor.

Üçüncü sorun kelime sınırları. Boşlukla ayrılmayan yazı sistemlerinde — Çince, Japonca — kelimenin nerede bittiği boşlukla belirtilmiyor. Bu dillerde ifade çıkarımı ayrı bir sınır bulma işlemi gerektiriyor ve o işlem yapılmadan çıkarılan ifadeler anlamsız oluyor.

Dördüncü sorun harf katlama. Bir ifadeyi havuza yazarken küçük harfe çevirmek gerekir, ama küçültme kuralları ülkeye bağlı. Türkçe ve Azerice’de büyük I noktasız ı olur; başka her yerde noktalı i olur. Kuralı her yere aynı uygularsan “AI” ifadesi Türkiye havuzunda “aı” hâline gelir ve aynı ifadeyi arayan kimseyle eşleşmez.

Beşinci sorun hacim. Yorum hacmi düşük bir uygulamadan çıkan ifadeler istatistiksel olarak anlamsız kalır. Bu kanaldan verim almak için, kategorinin en çok yorum alan birkaç uygulamasına bakmak gerekir.

  • Zamir içeren ifadeleri ele; “bana yardımcı oldu” aranmaz.
  • Rakip marka adlarını ele; senin işine yaramaz.
  • Boşluksuz yazı sistemlerinde kelime sınırı ayrı bir işlem gerektirir.
  • Harf katlama ülkeye bağlıdır; kuralı her yere uygularsan ifadeyi bozarsın.
  • Yorum hacmi düşük uygulamalardan çıkan ifadelere güvenme.

Havuzu ölçmek

Havuz büyüdü. Şimdi ölçme zamanı — ve ölçüm sırası önemli, çünkü her ölçüm bir maliyet.

İlk ölçüm popülerlik. Havuzdaki her ifade için arama önerilerinden dönen göreli değer alınır. Bu ölçüm ucuzdur ve havuzun büyük kısmını hemen eler: öneri dönmeyen ifadeler ya hiç aranmıyordur ya da ölçülemiyordur. İkisini ayırmadığımız için o alan boş bırakılır, sıfır yazılmaz.

İkinci ölçüm sıra. Kalan ifadelerin her biri için o ülkede bir arama yapılır ve uygulamanın kaçıncı sırada olduğu okunur. Bu ölçüm pahalıdır: her arama Apple’a bir istek ve saniyede yapılabilecek istek sayısı sınırlı. Bu yüzden ölçüm ifade başına yapılır, satır başına değil — aynı ifadeyi takip eden bütün uygulamalar tek aramadan okunur.

Üçüncü ölçüm zorluk. Aynı aramadan çıkan verilerle hesaplanır: kaç uygulama ifadeyi başlığında taşıyor, ilk sıralardakilerin değerlendirme sayıları ne, ifade kaç kelimeden oluşuyor. Ek bir istek gerektirmediği için bedavaya gelir.

Bu üç ölçümden sonra havuzun her satırında dört bilgi olur: ifade, popülerlik, mevcut sıra ve zorluk. Liste artık bir tabloya dönüşmüştür ve tablo üzerinden karar verilebilir.

Havuzdan listeye: eleme sırası

Tablo elinde. Şimdi onu bir haftada çalışılabilir bir listeye indireceksin. Eleme sırası aşağıdaki gibi olmalı; sırayı değiştirmek gereksiz iş çıkarır.

  1. Popülerliği boş olanları ayırÖlçülememiş popülerlik hakkında karar verilemez. Bu satırlar ayrı bir listeye gider ve orada bekler; silinmez, çünkü ileride ölçülebilirler.
  2. Alakasızları eleHavuz otomatik büyüdüğü için ürünle ilgisi olmayan ifadeler de girer. Bu elemeyi insan yapmalı: “uygulamamız bunu gerçekten yapıyor mu?” sorusuna hayır cevabı veriyorsan o ifade listeye girmemeli. Yapmadığın bir şey için sıralanmak, kötü değerlendirme demektir.
  3. Bandlara bölKalan ifadeleri mevcut sıralarına göre üçe ayır: ilk 10 (koru), 11-30 (harca), 30 üstü ve 200 dışı (yatırım). Bu üç grup farklı iş gerektirir ve aynı listede durmaları kafa karıştırır.
  4. Her banddan az sayıda seçKoruma bandından iki, harcama bandından üç, yatırım bandından bir ifade. Toplam altı satırlık bir liste, haftada bakılabilir ve üzerinde çalışılabilir bir liste demektir.
  5. Ülke başına tekrarlaBu liste tek bir ülke için. Başka bir ülkede aynı ifadeler farklı bandlarda olacak, dolayısıyla liste de farklı olacak. Aynı listeyi bütün ülkelere uygulamak, ülkelerin çoğunda yanlış işe çalışmak demektir.

İfade uzunluğu ve neden önemli

Havuzdaki ifadeler tek kelimeden dört kelimeye kadar uzanır ve uzunluk, ifadenin davranışını baştan aşağı değiştirir.

Tek kelimelik ifadeler en çok aranan ama en zor olanlardır. “fitness”, “bütçe”, “çeviri” gibi kelimelerde ilk sayfaya çıkmak, kategorinin en büyük uygulamalarıyla yarışmak demektir. Yeni bir uygulamanın bu ifadelere metadata ile girmesi pratik olarak mümkün değil.

İki kelimelik ifadeler dengeli bölgedir. Yeterince aranırlar ve rekabetleri tek kelimeliklere göre çok daha düşüktür. Cusp bandının çoğu bu uzunluktan oluşur ve metadata hamleleri en çok burada işe yarar.

Üç kelimelik ifadeler daha az aranır ama alaka çok yüksektir. Bu ifadelerde sıralanan bir uygulama, arayan kişinin tam olarak aradığı şeyi yapıyordur; dönüşümleri yüksektir. Küme hâlinde toplandıklarında ciddi trafik üretirler.

Dört ve üstü kelime genellikle bir cümle parçasıdır ve nadiren aranır. Yorum madenciliğinden bu uzunlukta çok ifade çıkar; çoğu elenmelidir.

Pratik bir not: keyword alanına yazdığın kelimeler birbiriyle serbestçe birleşerek ifade oluşturur. “dil, öğren, ingilizce” yazdığında “ingilizce öğren” ifadesi de indekslenir. Bu yüzden iki kelimelik bir ifadeyi bütün olarak yazmak yerine kelimeleri ayrı ayrı yazmak, aynı alandan daha fazla ifade çıkarır.

UzunlukNasıl davranır
Tek kelimeÇok aranır, çok zor. Yeni uygulama için metadata ile alınmaz.
İki kelimeDengeli. Cusp bandının çoğu burada; hamleler burada işe yarar.
Üç kelimeAz aranır, alaka yüksek. Küme hâlinde toplanır.
Dört ve üstüNadiren aranır. Yorumlardan çok çıkar; çoğu elenmeli.

Listeyi canlı tutmak

Takip listesi bir kere kurulup bırakılan bir şey değil. Kurulduğu günden itibaren eskimeye başlar ve üç ay bakılmayan bir liste, artık uygulamanın gerçeğini anlatmaz.

İlk eskime kaynağı ürünün kendisi. Yeni bir özellik eklediğinde uygulaman yeni ifadelerle ilgili hâle gelir; liste bunu kendiliğinden öğrenmez. Her sürümde listeye bakıp “bu sürüm hangi yeni ifadeyi mümkün kıldı?” diye sormak gerekir.

İkinci kaynak pazar. Rakipler girer çıkar, yeni ifadeler popülerleşir, eskiler unutulur. Havuzun aylık olarak yeniden taranması, listeye giren yeni adaylar üretir.

Üçüncü kaynak kendi başarın. Bir ifadeyi ilk sayfaya taşıdığında o ifade harcama bandından koruma bandına geçer ve listede yeri değişir. Yerini değiştirmezsen aynı ifadeye tekrar tekrar çalışırsın.

Dördüncü kaynak ülkeler. Yeni bir ülkeye açıldığında o ülke için ayrı bir liste gerekir. Mevcut listeyi kopyalamak en sık yapılan hata; aynı ifadeler o ülkede tamamen farklı bandlarda olabilir.

Önerimiz: listeye haftada bir bak, havuzu ayda bir tara, ülke listelerini ayrı tut. Bu üç alışkanlık, listeyi canlı tutmak için yeterli.

Marka ifadeleri ve jenerik ifadeler

Havuzdaki ifadeler iki büyük gruba ayrılır ve ikisi tamamen farklı davranır. Ayrımı yapmayan listeler, iki grubu aynı ölçütle sıralar ve ikisinde de yanılır.

Marka ifadeleri, uygulamanın adını ya da bilinen bir markayı içerir. Bu ifadelerde sıralanmak kolaydır — kendi markanda zaten birincisindir. Aranma sayıları da yüksek görünür, çünkü uygulamanı zaten bilen kullanıcılar adını yazarak arar. Ama bu trafik yeni trafik değil: o kullanıcılar seni zaten biliyordu.

Jenerik ifadeler ise ürünün ne yaptığını anlatır. “bütçe takibi”, “ingilizce kelime”, “pdf düzenleme” gibi. Bu ifadelerde sıralanmak zordur ama gelen her kullanıcı yeni bir kullanıcıdır. ASO’nun asıl işi bu grup.

Karışıklık şurada çıkıyor: marka ifadeleri popülerlik ölçümünde yüksek çıkar ve listenin üstüne yerleşir. Listeyi popülerliğe göre sıralayıp ilk üçe çalışan bir ekip, kendi markasında birinci olmaya çalışarak zaman harcar.

Rakip markaları ayrı bir mesele. Bir rakibin adında sıralanmak teknik olarak mümkün ama Apple keyword alanına rakip markası yazılmasını kabul etmiyor; inceleme aşamasında reddedilmeye yol açıyor. Kabul edilse bile gelen kullanıcı başka bir uygulamayı arıyordur ve dönüşüm düşük olur.

Pratik kural: kendi marka ifadelerini koruma listesine koy, haftalık çalışma listesine koyma. Rakip markalarını havuzdan tamamen çıkar. Çalışma listesi yalnızca jenerik ifadelerden oluşsun.

  • Kendi marka ifadelerin: koruma listesi. Zaten birincisin, kaybetmemek yeter.
  • Rakip markaları: havuzdan çıkar. Reddedilme riski ve düşük dönüşüm.
  • Jenerik ifadeler: çalışma listesi. Yeni kullanıcı buradan gelir.
  • Popülerliğe göre sıralarken marka ifadelerini ayır; yoksa listenin üstünü kapatırlar.

Havuzun büyümesinin sınırı

Havuz sınırsız büyütülebilir görünüyor ama pratikte iki sınır var ve ikisi de ölçüm maliyetinden geliyor.

Birinci sınır Apple’ın istek hızı. Her sıralama ölçümü bir arama demek ve saniyede yapılabilecek arama sayısı sınırlı. Havuz büyüdükçe ölçüm süresi uzuyor; belirli bir noktadan sonra havuzun tamamını günlük ölçmek mümkün olmuyor.

Bu sınırı aşmanın yolu ölçümü ifade başına yapmak. Aynı ifadeyi aynı ülkede takip eden bütün uygulamalar tek bir aramadan okunuyor. Rakip eklemek ölçüm maliyetini artırmıyor; yalnızca ifade ve ülke sayısı artırıyor. Satır başına arama yapan bir yöntem, maliyeti kullanıcı sayısına bağlar ve o hesap tutmaz.

İkinci sınır insan dikkati. Beş yüz ifadelik bir havuzdan çıkan tabloya kimse bakmaz. Havuzun büyük olması iyidir çünkü fırsatın oradan çıkma ihtimali artar; ama tablonun kendisi bir çıktı değil, ham madde. Çıktı, altı satırlık haftalık liste.

Üçüncü bir pratik sınır da ülke sayısı. Her ülke, havuzdaki bütün ifadelerin yeniden ölçülmesi demek. Ülke eklemek, ifade eklemekten pahalı. Bu yüzden ülkeleri sırayla eklemek — bir ülkede döngüyü oturttuktan sonra ikinciye geçmek — hem ölçüm hem dikkat açısından doğru sıra.

Özetle: havuzu geniş tut, ölçümü ifade başına yap, ülkeleri sırayla ekle ve çalışma listesini dar tut. Dördü birlikte uygulandığında havuz büyüklüğü bir soruna dönüşmüyor.

Bir ifadenin listeye girmeye değip değmediğine karar vermek

Ölçümler tamamlandı, tablo elinde. Bir satıra bakıp “bu listeye girsin mi?” sorusuna cevap vermek gerekiyor. Beş soruyu sırayla sorarsan cevap kendiliğinden çıkıyor.

Birinci soru: uygulaman bunu gerçekten yapıyor mu? Cevap hayırsa satır burada biter. Yapmadığın bir şey için sıralanmak kötü değerlendirme demek ve değerlendirme puanı bütün ifadelerdeki gücünü etkiliyor. Bir ifadede kazanıp hepsinde kaybedersin.

İkinci soru: popülerliği ölçülebildi mi? Cevap hayırsa satır bekleme listesine gider. Ölçülememiş bir değer sıfır değil, bilinmeyen; bilinmeyenle öncelik sırası kurulmaz.

Üçüncü soru: güç eşiği senin gücünün üstünde mi? İlk 10’daki uygulamaların değerlendirme medyanı seninkinin birkaç katıysa, bu ifade bugün metadata ile alınmaz. Ayrı bir listeye koy ve ürün büyüdükçe geri dön.

Dördüncü soru: metadata’da bu ifadeye yer var mı? Uygulama adı dolu, alt başlık dolu ve keyword alanında boşluk yoksa, ifade bu hafta harcanamaz. Yer açmak ayrı bir iş ve o iş de bir hamle sayılır.

Beşinci soru: bu ifade zaten takip ettiğim bir ifadenin varyantı mı? Aynı kökün iki hâli, aynı ifadenin tekil ve çoğulu ya da kelime sırası değişmiş hâli aynı satırdır. Ayrı satır olarak tutmak listeyi şişirir ve ölçümü tekrarlar.

Beş sorudan da geçen bir ifade listeye girer. Pratikte havuzun küçük bir kısmı bu elemeden geçiyor ve geçmesi de gerekiyor: dar bir liste, üzerinde çalışılan bir listedir.

SoruHayırsa ne olur
Uygulaman bunu yapıyor mu?Satır elenir. Yapılmayan işi hedeflemek puana zarar verir.
Popülerlik ölçülebildi mi?Bekleme listesi. Bilinmeyenle sıralama yapılmaz.
Güç eşiği ulaşılabilir mi?Ayrı liste. Ürün büyüdükçe geri dönülür.
Metadata’da yer var mı?Bu hafta değil. Yer açmak ayrı bir hamle.
Zaten takip ettiğin bir varyant mı?Mevcut satırla birleştir; ölçümü tekrarlama.

Sık sorulanlar

Kaç keyword takip etmeliyim?
Havuz geniş olsun, liste dar. Havuzda yüzlerce ifade olabilir; haftalık çalıştığın liste altı satırı geçmemeli. Elli satırlık bir takip listesi, elli satırın hiçbirine dokunmamakla sonuçlanıyor.
Rakip yorumlarından çıkan ifadeler gerçekten aranıyor mu?
Bir kısmı aranıyor, bir kısmı aranmıyor. Bu yüzden çıkarılan ifadeler doğrudan listeye girmiyor: diğerleriyle aynı ölçümden geçiyorlar. Yorumdan gelmiş olmak bir ayrıcalık değil, sadece kimsenin bakmadığı bir kaynak.
Uygulamamın yapmadığı bir şeyi anlatan ifadeyi listeye alsam ne olur?
Sıralanabilirsin ama gelen kullanıcı aradığını bulamaz. Sonuç düşük puanlı değerlendirmeler olur ve değerlendirme puanı, bütün ifadelerdeki gücünü etkiler. Kısacası bir ifadede kazanıp hepsinde kaybedersin.
Aynı listeyi bütün ülkelerde kullanabilir miyim?
Hayır. Aynı ifade bir ülkede 13., diğerinde 62. sırada olabilir ve iki ülkede farklı bandlarda olduğu için farklı iş gerektirir. Ayrıca ifadelerin kendisi de ülkeye göre değişir.
Havuzu ne sıklıkla yeniden taramalıyım?
Ayda bir yeterli. Daha sık taramak yeni aday üretmez; kategoriler haftalık ölçekte değişmez. Sürüm çıkardığın aylarda ekstra bir tarama yapmak faydalı, çünkü ürün değiştiğinde ilgili ifadeler de değişir.

Kaynaklarımızı keşfedin

Whitepaper

ASO'da Kırılma Anı: Görünürlüğü Artırma ve Rekabette Kalma Rehberi

ASO'yu baştan düşünmeye hazır mısınız? Yeni rehberimiz sıralamadan indirmeye giden yolu adım adım anlatıyor. Cusp bandındaki keywordleri nasıl bulacağınızı, rakip yorumlarından hangi ifadeleri çıkaracağınızı ve 100 karakterlik alanı nasıl kuracağınızı gösteriyoruz. ASO Rehberi'ni şimdi indirin, aramada önünüzdeki uygulamayı geçin!

See resource

Whitepaper

Metadata Optimizasyonu - Bölüm II

App Store'da bir uygulama ilk 10'un dışında kaldığında aramadan gelen görünürlüğünün büyük bölümünü kaybeder. Asıl kazanç, 11-30 arasındaki cusp bandında saklıdır: ilk sayfaya yalnızca bir adım kalmış kelimeler. Bu rehber, o bandı bulmanın ve yukarı taşımanın yollarını adım adım anlatıyor.
İçinde ne var?
- Cusp bandının nasıl ölçüldüğüne dair net bir çerçeve.
- Rakip uygulamaların kullanıcı yorumlarından keyword çıkarma yöntemi.
- 100 karakterlik keyword alanını kurarken en sık yapılan hataların analizi.

See resource

Whitepaper

Uygulama Başlığını Optimize Etmenin Eksiksiz Rehberi

Uygulamaların çoğu App Store aramasında görünmediği için değil, yanlış kelimelerde göründüğü için indirme kaybeder. Yeni raporumuz, Yorum Madenciliğiyle Keyword Bulma: Yöntemler ve Uygulama Stratejileri, kimsenin bakmadığı kaynaktan nasıl keyword çıkarıldığını anlatıyor.
Rakip uygulamaların kullanıcı yorumlarından anlamlı ifadeleri ayıklamanın, bunları ülke bazında önceliklendirmenin ve 100 karakterlik keyword alanına yerleştirmenin yollarını keşfedin. Cusp bandındaki keywordleri ilk 10'a taşırken hangi sinyallere bakmanız gerektiğini öğrenin.

See resource

ASO Bülteni'ne abone olun
Verilerinizi gizlilik politikamıza uygun şekilde koruyoruz.

Uygulamanızın 11-30 arasında sıralandığı keywordler, ilk sayfaya en az emekle çıkacağınız yerdir. Hangileri olduğunu görmeye hazır mısınız?