Ülke Önceliği
Ülke önceliği
Hangi storefront'a önce yatırım yapmalı - ölçülen girdilerden kurulan bir sıra.
Bütün pazarları aynı anda yerelleştirmek gerekmiyor; gerekmemesi iyi bir şey. Asıl soru hangisinin önce geldiğidir ve bu soru üç girdiyle cevaplanır: o pazarda talep var mı, rakipler zayıf mı, ve sizin orada eksik bıraktığınız alan ne kadar büyük.
Üçü de aynı ülkede ölçülemeyebilir. Ölçülemediğinde doğru cevap düşük bir skor değil, boş bir hücredir - güvenli görünen bir sıfır, sizi yanlış ülkeye yatırım yaptırır.
Talep
O storefront'ta izlediğiniz ifadelerin ölçülen popülerliği. Kaynağı ekranda yazar: Apple'ın rakamı mı, storefront tahmini mi.
Rakip zayıflığı
İlk sayfayı tutanların büyüklüğü ve puanı. Zayıf bir ilk sayfa, aynı metinle daha yükseğe çıkılabilecek bir pazar demektir.
Eksik yerelleştirme
O pazarda hiç doldurulmamış başlık, alt başlık ve keyword alanları. En hızlı kazanç genellikle burada.
Skorun altındaki veri
Her skorun yanında hangi gözlemlere dayandığı yazar. Yeterli veri yoksa skor değil, “ölçülmedi” görürsünüz.
Neden bir ülke listesi bir tahminden iyidir
Pazar seçimi genellikle sezgiyle yapılır: “Almanya büyük pazar”, “Brezilya ucuz kullanıcı”. Bunlar bir kategori için doğru, bir başkası için tamamen yanlış olabilir. Sıralamanızın gerçekten ölçüldüğü ülkelerde ise tahmine gerek yoktur.
Yerelleştirme geri alması pahalı işlerden biridir: metin yazılır, gönderilir, sürüm beklenir. Yanlış ülkeyle başlamak yalnızca zaman değil, bir sürüm döngüsü kaybettirir.
Ölçüm ne kadar veriye dayanıyor?
Bir storefront'un skoru, o ülkede kaç keyword ölçüldüğüne ve kaç rakip yorumunun dosyada olduğuna bağlıdır. Az veriden emin bir sıra üretmek kolaydır ve tam da bu yüzden tehlikelidir.
rankcusp bu durumda skoru boş bırakır ve neyin eksik olduğunu söyler: daha fazla keyword mü izlenmeli, yoksa o pazarda rakip mi eklenmeli.
Aynı uygulama, aynı ifade, iki farklı dünya
Bir ifade Türkiye'de 13., Almanya'da 84. sırada olabiliyor. Bu bir hata değil - ülke önceliğinin bütün fikri bu farkın içinde saklı.
Farkın ilk sebebi rekabet yoğunluğu. Bir ifade için yarışan uygulama sayısı ülkeye göre değişiyor. Büyük pazarlarda aynı ifadeye yüzlerce uygulama girmiş durumda; küçük pazarlarda o ifade birkaç uygulamaya kalmış olabiliyor. Aynı metadata, birinde kalabalığa diğerinde boşluğa denk geliyor.
İkinci sebep dil. Aynı dilin farklı ülkelerde farklı arandığı durum istisna değil: yerel karşılıklar, günlük kullanım ve marka adları ayrışıyor. Bir ülkede iyi çalışan ifade, aynı dilin konuşulduğu başka bir ülkede hiç aranmıyor olabiliyor.
Üçüncü sebep metadata'nın kendisi. Her ülkede ayrı bir keyword alanı var ve çoğu ekip yalnızca birkaçını dolduruyor. Boş bırakılan bir ülkede bandın boş olması şaşırtıcı değil - orada hiç alaka kurulmamış.
Harf katlama: sessizce ifadeyi bozan detay
İfadeler saklanmadan önce küçük harfe çevriliyor ve çevirme kuralı ülkeye bağlı. Türkçe ve Azerice'de büyük I küçüldüğünde noktasız ı oluyor; başka her yerde noktalı i.
Kural her yere aynı uygulanırsa ne oluyor? "AI" gibi bir ifade Türkiye havuzunda "aı" hâline geliyor ve o ifadeyi arayan kimseyle eşleşmiyor. Hiçbir hata mesajı çıkmıyor; ifade havuzda duruyor, ölçülüyor, raporlanıyor - sadece yanlış ifade.
Tersi de doğru: Türkçe kuralını her yere uygulamak, başka ülkelerde aynı ifadeyi iki ayrı satır hâline getiriyor ve ölçümü bölüyor.
Bu yüzden ifadeleri normalleştiren fonksiyon her zaman ülkeyi parametre olarak alıyor. Küçük bir detay gibi görünüyor ama havuzun tekil kimliğini belirleyen şey bu - ve yanlış uygulandığında hangi ölçümün bozulduğunu anlamak neredeyse imkânsız.
Ölçüm maliyeti neyle artar
Ülke eklemek, ifade eklemekten pahalı ve sebebini bilmek planınızı belirliyor.
Her sıralama ölçümü Apple'a bir arama isteği demek ve saniyede yapılabilecek istek sayısı sınırlı. Ölçüm ifade başına yapılıyor, satır başına değil: aynı ifadeyi aynı ülkede takip eden bütün uygulamalar tek aramadan okunuyor. Bu yüzden rakip eklemek maliyeti artırmıyor.
Ama ülke eklemek, ifadelerin tamamının o ülkede yeniden aranması demek. Beş ülkede kırk ifade takip etmek, tek ülkede iki yüz ifade takip etmekle aynı maliyette - ve beş ayrı liste yönetmek çok daha fazla dikkat gerektiriyor.
Pratik yol: en çok indirme aldığınız ülkede döngüyü bir ay çalıştırın, işleyişi öğrenin, sonra ikinci ülkeyi ekleyin. Aynı anda on ülkede başlamak hiçbirinde ölçüm yapamamakla sonuçlanıyor.
- Maliyeti artıran: ifade sayısı × ülke sayısı.
- Maliyeti artırmayan: rakip sayısı.
- Ülkeler sırayla eklenir; ilkinde döngü oturmadan ikincisi açılmaz.
- Her ülkenin kendi listesi, kendi bandı, kendi rakipleri olur.
En yüksek getirili ilk hamle genellikle bir ülkedir
Ülke başına getiri ölçüldüğünde çıkan sonuç çoğu ekibi şaşırtıyor: en çok indirme aldığınız ülke, en çok getiri veren ülke olmuyor.
Keyword alanı boş bırakılmış bir ülkede yapılan ilk hamle - alanı doldurmak - genellikle en yüksek getirili hamle. Sebebi basit: sıfırdan alaka kuruyor ve orada 100 karakterin tamamı kullanılmaya başlıyor.
Rekabeti düşük bir ülkede kazanılan sıra da daha uzun süre kalıyor. Büyük pazarlarda aynı sırayı korumak sürekli bakım gerektiriyor; küçük pazarlarda oraya giren az sayıda uygulama uzun süre orada duruyor.
Görünürlük yine de ülke büyüklüğüyle birlikte okunmalı: küçük bir pazarda birinci olmak, büyük bir pazarda ellinci olmaktan daha az kişiye ulaşabiliyor. Ekran ikisini yan yana koyuyor, çünkü tek başına hiçbiri karar verdirmiyor.
Bir de zamanlama farkı var: bir metadata hamlesinin indekse yansıması ülkeye göre değişiyor. Bir ülkede üç günde görünen etki, başka bir ülkede bir haftayı buluyor - erken bakıp hamleyi başarısız saymak sık yapılan bir hata.
Ne yapmaz
Ölçemediğimiz şeyi ölçtüğümüzü söylemiyoruz. Bu ekranın sınırları:
- Popülerlik verisi Apple'ın kendi kaynağından yalnızca ABD storefront'u için gelir; diğer ülkelerde storefront tahmini kullanılır ve ayrıca işaretlenir.
- Ülke önceliği pazarın büyüklüğünü ya da satın alma gücünü bilmez; yalnızca sizin ölçülen görünürlüğünüzü ve rakiplerin durumunu bilir.
- Google Play tarafında popülerlik ve zorluk skorları üretilmez.
Sık sorulanlar
- Kaç storefront izleyebilirim?
- Ücretsiz planda 2, Indie'de 10, Studio'da Apple'ın açık olduğu 175 storefront'un tamamı. Keyword sayımı kelime × storefront üzerinden yapılır.
- Bir ülkeyi eklemek maliyeti artırır mı?
- Ölçümün birimi keyword-ülke çiftidir, dolayısıyla yeni bir storefront yeni ölçümler demektir. Ama aynı ifadeyi başka bir hesap da izliyorsa mağazaya tek istek gider; limitlerin geniş olabilmesinin sebebi bu.
- Hangi ülkeden başlamalıyım?
- Ekranın önerdiği yerden - ama iki şeyi kendiniz katın: ürününüz o dilde gerçekten iyi çalışıyor mu, ve destek verebilecek misiniz. Bunları ölçemeyiz.
- Kaç ülkeyle başlamalıyım?
- Bir. En çok indirme aldığınız ülkede döngüyü bir ay çalıştırın, sonra ikinciyi ekleyin. Aynı anda on ülkede başlamak hiçbirinde ölçüm yapamamakla sonuçlanıyor.
- Bir ülkenin metadata'sını diğerine kopyalayabilir miyim?
- Başlangıç noktası olarak evet, ama kopyaladığınızı not edin. Aynı dilin farklı ülkelerde farklı arandığı durum kural; kopyalanmış alanlar bir sonraki turun iş listesi olmalı.
- 175 ülkenin hepsini takip etmem gerekir mi?
- Hayır. İndirme aldığınız ya da almayı hedeflediğiniz ülkeler genellikle çok daha az bir sayı ve o kadarı yönetilebilir. Ölçüm maliyeti ülke sayısıyla doğrudan artıyor.
Uygulamanızı bağlayın, ilk taramayı görün.
Kurulum yok, kredi kartı yok, Apple hesabı bile gerekmiyor: sıralama, popülerlik ve zorluk mağazanın herkese açık verisinden ölçülür.
Ücretsiz başla