Oyun Kategorisinde Keyword Rekabeti: Zorunluluktan Rekabet Avantajına
Bu kaynakta neler var:
ASO stratejinizi baştan sona kurmanın yolu
Hedef keyword seçmeyi, metadata yazmayı, sıralamayı takip etmeyi ve her kararı veriye dayandırmayı öğrenin.
Veriden aksiyona
Keyword verisini sadeleştirin, App Store kurallarına uyumlu kalın.
Sıralamayı yükselten araçlar
Rakip yorumlarından çıkan keywordleri metadata'nıza taşıyın, cusp bandındaki uygulamanızı ilk 10'a çıkarın.
Kategori rekabeti neyi ölçer
Bir kategoriye girmeden önce sorulacak tek soru şu: aynı ifadeler için kaç uygulama yarışıyor ve ne kadar güçlüler? Cevabı tahminle değil, sayarak veriyoruz.
Bir kategori, App Store’un uygulamaları sınıflandırdığı üst başlık. Ama ASO açısından kategori bir liste değil, bir rekabet alanı: aynı kategorideki uygulamalar büyük ölçüde aynı ifadeler için yarışıyor.
Rekabetin ölçüsü uygulama sayısı değil. Bir kategoride binlerce uygulama olabilir ama bunların çoğu hiçbir ifadede ilk 200’e girmiyor. Ölçülmesi gereken şey, senin hedeflediğin ifadelerde kaç uygulamanın gerçekten göründüğü.
Bu yüzden kategori rekabeti dört sayıyla ölçülüyor: yoğunluk, başlık payı, güç eşiği ve bant dağılımı. Dördü de açık veriden geliyor ve dördünü de sen elle doğrulayabilirsin.
Ölçülmeyen şey ise pazar payı. Bir kategorideki uygulamaların indirme ve gelir rakamları kapalı. Piyasadaki tahminler sıralamadan geriye doğru hesaplanıyor ve hata payları kategoriye göre çok değişiyor. Bu sayıları yazmıyoruz.
Kategori rekabeti bir karar aracı, bir korkutma aracı değil. Yüksek rekabet “girme” demek değil; “şu ifadelerden gir, şunlardan girme” demek.
Yoğunluk: kaç uygulama görünüyor
Yoğunluk, bir ifade için ilk 200 içinde kaç uygulamanın göründüğü. En basit ölçü ve en çok yanlış okunan ölçü.
Yüksek yoğunluk, o ifadenin kalabalık olduğunu gösteriyor. Her sıra için birileriyle yer değiştirmen gerekecek ve kazandığın her sıra bir başkasının kaybı olacak.
Ama yüksek yoğunluk, ifadenin değerli olduğunu göstermiyor. En sık yapılan hata bu: “herkes oraya giriyorsa bir bildikleri vardır” diye düşünülüyor. Oysa yoğunluk çoğu zaman geçmişin izi. Bir ifade yıllar önce popüler olmuş, uygulamalar metadata’larına yazmış, ifade popülerliğini kaybetmiş ama kimse metadata’sından çıkarmamış.
Bu yüzden yoğunluk her zaman popülerlikle birlikte okunuyor. Yoğunluğu yüksek, popülerliği düşük bir ifade tuzak; yoğunluğu düşük, popülerliği yüksek bir ifade fırsat.
Yoğunluğun ikinci okunuşu zaman içinde. Bir ifadenin yoğunluğu üç ayda arttıysa kategoriye yeni uygulamalar giriyor ya da mevcutlar metadata’larını genişletiyor demek. İkisi de aynı sonucu doğuruyor: aynı sırada kalmak artık daha pahalı.
Başlık payı: ifade nereden geliyor
Başlık payı, bir ifade için ilk 20 sıradaki uygulamalardan kaçının o ifadeyi uygulama adında taşıdığı. Bu oran, ifadenin hangi alandan hedeflendiğini söylüyor.
Oran yüksekse ifade için başlık savaşı veriliyor demek. Uygulamalar en pahalı alanlarını bu ifadeye ayırmış; alt başlıkla ya da keyword alanıyla girmek yavaş sonuç verecek. Bu ifadeye girmek istiyorsan sen de adında yer açman gerekiyor ve bu büyük bir karar.
Oran düşükse ifade büyük ihtimalle keyword alanından geliyor. Bu daha ucuz bir alan ve orada yarışmak daha kolay. Alt başlığa bir cümle olarak yerleştirilebilecek bir ifade, bu durumda hızlı sonuç verebiliyor.
Oranın ortada olduğu durumlar en yaygını ve orada karar ifadenin popülerliğine bağlı. Popülerlik yüksekse adına yer açmaya değebilir; orta ise alt başlık yeterli.
Başlık payını ölçmek elle de mümkün: ifadeyi arat, ilk 20’ye bak ve kaç uygulamanın adında o ifadenin geçtiğini say. Doğrulanamayan bir sayı değil.
| Başlık payı | Ne yapmalı |
|---|---|
| Çok yüksek | Adında yer açmadan girme; alt başlık yavaş kalır. |
| Orta | Popülerlik yüksekse ada, orta ise alt başlığa. |
| Düşük | Keyword alanı ya da alt başlık yeter; ucuz giriş. |
| Sıfıra yakın | İfade muhtemelen yeni ya da kimse ciddiye almıyor; popülerliğe bak. |
Güç eşiği: metadata nerede biter
Güç eşiği, bir ifadedeki ilk 10 uygulamanın değerlendirme sayılarının medyanı. Bu tek sayı, ifadenin metadata ile alınabilir olup olmadığını söylüyor.
Aynı ifade için yarışan iki uygulamadan metadata’sı daha iyi olan değil, toplam gücü daha yüksek olan öne geçiyor. Ve o toplamın en ağır bileşeni değerlendirmeler: puan ve sayı.
Bunun pratik sonucu net. İlk 10’un değerlendirme medyanı seninkinin yüz katıysa, o ifadede ilk sayfaya çıkmak metadata işi değil. Metadata düzenlemesi seni 40. sıradan 25. sıraya taşıyabilir ama ilk 10’a taşıyamaz.
Bu bilgi bir engel değil, bir tasarruf. Ulaşılamayacak ifadeleri baştan ayırmak, ulaşılabilir olanlara daha çok zaman ayırmayı sağlıyor. Ayrılan ifadeler silinmiyor; ayrı bir listede bekliyor ve ürün büyüdükçe geri dönülüyor.
Güç eşiği zaman içinde de okunmalı. Bir kategoride bu sayı yükseliyorsa kategori olgunlaşıyor demek; metadata ile alınabilecek mesafe kısalıyor ve kazanç ürün tarafından gelmeye başlıyor.
Eşiğin altında kalan ifadelerde ise metadata gerçekten belirleyici. Orada bir alt başlık düzenlemesi birkaç sıra taşıyabiliyor ve o birkaç sıra ikinci sayfadan birinciye geçişse, trafik farkı katlanarak değişiyor.
Bant dağılımı: kategorinin şekli
Bant dağılımı, kategorideki uygulamaların takip edilen ifadelerde hangi sıralama bantlarında toplandığı. Kategorinin şeklini gösteren ölçü bu.
Bazı kategorilerde uygulamalar ilk 10’da yoğunlaşıyor ve arkası hızla seyreliyor. Bu, birkaç büyük uygulamanın kategoriyi tuttuğu anlamına geliyor; 11-30 bandı boş ve oraya giren az sayıda uygulama uzun süre orada kalıyor.
Bazı kategorilerde ise dağılım düz: her bantta benzer sayıda uygulama var. Bu, rekabetin her seviyede sürdüğü anlamına geliyor; 11-30 bandında ilerlemek pahalı çünkü her sıra için birileriyle yer değiştirmen gerekiyor.
Üçüncü bir şekil de var: alt bantlarda yoğunlaşma. Çok sayıda uygulama 100-200 arasında toplanmışsa, kategoriye giriş kolay ama yükselmek zor demek. Genellikle çok sayıda küçük uygulamanın bulunduğu kategorilerde görülüyor.
Şekli bilmek, hangi hamlenin ne kadar süreceğini tahmin ettiriyor. Boş bir bandda üç sıra kazanmak bir haftalık iş; dolu bir bandda aynı üç sıra bir aylık iş olabiliyor.
- İlk 10’da yoğunlaşma: band boş, giren uzun süre kalıyor.
- Düz dağılım: her sıra pahalı, her sıra için yer değiştirmek gerekiyor.
- Alt bantlarda yoğunlaşma: giriş kolay, yükselmek zor.
- Şekil, bir hamlenin ne kadar süreceğini tahmin ettiriyor.
Kategori seçimi bir ASO kararıdır
Uygulamanın hangi kategoride olduğu, hangi ifadelerle ilişkilendirildiğini etkiliyor. Bu yüzden kategori seçimi bir ürün kararı gibi görünse de aynı zamanda bir ASO kararı.
Birinci etki alaka. Apple, kategorinin ortak dilini uygulamayla ilişkilendiriyor. Yanlış kategorideki bir uygulama, doğru ifadelerde görünmekte zorlanıyor.
İkinci etki rekabet. Aynı uygulama, iki farklı kategoride tamamen farklı bir rekabetle karşılaşabiliyor. Kalabalık bir kategoride orta sıralarda kalan bir uygulama, daha niş bir kategoride üst sıralara çıkabiliyor.
Üçüncü etki kategori sıralamaları. Kategori listeleri de bir keşif kaynağı ve orada üst sıralarda olmak arama dışı trafik getiriyor. Küçük bir kategoride üst sıralara çıkmak, büyük bir kategoride görünmez kalmaktan iyi.
Kategori değiştirmek büyük bir hamle ve bütün sıralamaları etkiliyor. Bu yüzden ölçüm penceresi açısından tek başına ele alınmalı: kategori değiştirilen bir sürümde başka hiçbir metadata değişikliği yapılmamalı, yoksa hangisinin ne yaptığı ayrılamaz.
Değiştirmeden önce yapılacak iş, hedef kategorinin rekabet ölçümünü almak. Yeni kategorideki yoğunluk, başlık payı ve güç eşiği mevcut kategoriden daha uygunsa hamle mantıklı; değilse yalnızca sıralamaları sıfırlamış olursun.
Kategori raporunu kendi kategorin için üretmek
Bir kategori raporu, aşağıdaki beş adımın çıktısı. Kendi kategorin için de çalıştırabilirsin; rapor bu işin önceden yapılmış hâli.
- Evreni kurKategorideki ilk yüz uygulamayı listele. Apple’ın kategori sıralamaları herkese açık. Yüz fazla geliyorsa ellisiyle başla; evren küçülür ama sonuç bozulmaz, yeter ki bunu bilerek yap.
- İfade havuzunu çıkarEvrendeki uygulamaların adlarından, alt başlıklarından ve açıklamalarından ikili ve üçlü ifadeler çıkar. Bu çıkarımda ülkenin harf katlama kuralları uygulanmak zorunda; aksi hâlde aynı ifade iki ayrı satır gibi görünür.
- Her ifadeyi bir kez aratİlk 200’ü oku. Yoğunluk, başlık payı ve bant dağılımı bu tek aramadan çıkıyor. Ölçüm ifade başına yapıldığı için evreni büyütmek maliyeti artırmıyor.
- Popülerliği ekleArama önerilerinden dönen göreli değeri her ifadeye yaz. Öneri dönmeyen ifadelerde alanı boş bırak; sıfır yazma, çünkü sıfır bir ölçüm ve sonraki sıralamanı bozar.
- Tarih at ve saklaTabloyu ölçüm tarihiyle birlikte sakla. Asıl bilgi tek bir tabloda değil, üç ay arayla alınmış iki tablonun farkında.
Rekabet yüksekse ne yapılır
Ölçüm bitti ve kategori kalabalık çıktı. Bu, girmemek anlamına gelmiyor; girme biçimini değiştirmek anlamına geliyor.
Birinci yol niş ifadeler. Üç kelimelik ifadeler daha az aranıyor ama alakaları çok yüksek ve rekabetleri düşük. Tek başlarına az trafik getiriyorlar; küme hâlinde toplandıklarında ciddi bir toplam üretiyorlar.
İkinci yol ülke seçimi. Bir ifadenin yoğunluğu ülkeye göre çok değişiyor. Büyük pazarlarda kalabalık olan bir ifade, daha küçük bir pazarda neredeyse boş olabiliyor. Aynı metadata, farklı ülkede farklı sonuç veriyor.
Üçüncü yol rakip yorumları. Kalabalık kategorilerde herkes aynı havuzdan besleniyor: arama önerileri, kategori listeleri, uygulama başlıkları. Kullanıcıların kendi kelimeleri bu havuzda yok ve kimse oraya bakmıyor.
Dördüncü yol beklemek. Kategori olgunlaşmışsa ve güç eşiği çok yüksekse, metadata ile alınacak mesafe kısa. O durumda ASO’nun söyleyeceği şey “iş ürün tarafına geçti” olmalı ve bunu söylemesi gerekir. Keyword kovalamaya devam etmek zaman kaybı.
Beşinci yol kategori değiştirmek. Uygulaman iki kategoriye de uyuyorsa, daha az kalabalık olanı seçmek tek başına bir avantaj. Ama bu hamle bütün sıralamaları etkiliyor ve tek başına ölçülmeli.
- Niş ifadeleri küme hâlinde topla; tek tek az, toplamda çok.
- Ülke seçimi tek başına bir strateji; aynı ifade her yerde kalabalık değil.
- Rakip yorumları kalabalık kategorilerde en değerli kaynak.
- Güç eşiği çok yüksekse ASO durur ve durduğunu söyler.
- Kategori değiştirmek işe yarayabilir ama tek başına ölçülmeli.
Aynı kategori, farklı ülke
Bir kategorinin rekabeti ülkeye göre değişiyor ve bu değişim çoğu zaman kategoriden kategoriye olan farktan daha büyük.
İlk sebep uygulama sayısı. Büyük pazarlarda bir kategoriye giren uygulama sayısı çok daha fazla; aynı ifade için yarışanlar katlanıyor. Küçük pazarlarda aynı ifade birkaç uygulamaya kalmış olabiliyor.
İkinci sebep yerelleştirme. Çoğu uygulama metadata’sını yalnızca birkaç ülke için yazıyor ve kalanları boş bırakıyor. Boş bırakılan ülkelerde o uygulamalar aramada görünmüyor; yani orada rekabet, uygulama sayısının gösterdiğinden çok daha az.
Üçüncü sebep dilin kendisi. Aynı kavram iki ülkede farklı yazılıyor ve farklı aranıyor. Bir ülkede kalabalık olan ifade, diğerinde hiç kullanılmıyor olabiliyor — o ülkede insanlar başka bir kelime kullanıyor.
Dördüncü sebep harf katlama. İfadeler saklanırken küçük harfe çevriliyor ve kural ülkeye bağlı: Türkçe ve Azerice’de büyük I noktasız ı oluyor, başka her yerde noktalı i. Bu kural yanlış uygulandığında aynı ifade iki ayrı satır gibi görünüyor ve yoğunluk ölçümü bölünüyor.
Pratik sonuç: kategori raporunu ülke ülke oku ve ülkeler arası sapmaya bak. Sapma yüksekse ülke seçimi tek başına bir strateji hâline geliyor — aynı metadata bir ülkede kalabalığa, diğerinde boşluğa denk geliyor.
Kategori raporunu zaman içinde okumak
Tek bir kategori raporu bir fotoğraf. Üst üste konmuş iki fotoğraf ise kategorinin nereye gittiğini söylüyor ve asıl karar buradan çıkıyor.
Yoğunluğun artması, kategoriye yeni uygulamalar girdiğini ya da mevcutların metadata’larını genişlettiğini gösteriyor. İkisi de aynı sonucu doğuruyor: aynı sırada kalmak artık daha pahalı ve bakım yapılmazsa gerileme başlıyor.
Güç eşiğinin yükselmesi daha yavaş ama daha kalıcı bir sinyal. İlk 10’daki uygulamaların değerlendirme medyanı artıyorsa kategori olgunlaşıyor demek; metadata ile alınabilecek mesafe kısalıyor.
Bant dağılımının kayması en pratik sinyal. 11-30 bandı boşalıyorsa oraya girmenin maliyeti düşmüş; doluyorsa aynı bandda kalmak için daha çok çalışman gerekiyor. Aylık bakıldığında bu kayma, bir sonraki ayın iş listesini neredeyse tek başına belirliyor.
Başlık payının artması, ifadenin ciddiye alınmaya başlandığını gösteriyor. Uygulamalar en pahalı alanlarını o ifadeye ayırıyorsa, alt başlıkla girmek artık yavaş kalacak.
Bütün bunları görebilmek için tek şart var: yöntemin aynı kalması. Ölçüm zinciri değişirse iki rapor karşılaştırılamaz hâle geliyor; bu yüzden zincirin adımları sabit tutuluyor.
Raporun evreni ve sınırları
Her raporun bir evreni var: hangi uygulamalara baktığı. Evreni bilmeden raporu okumak, ölçeği bilmeden haritaya bakmaya benziyor.
Kategori raporunun evreni, Apple’ın o kategorideki açık sıralama listesi — ilk yüz uygulama. Yüzüncünün altındakiler rapora girmiyor ve rapor onlar hakkında bir şey söylediğini iddia etmiyor. Küçük bir uygulamanın kendi rakiplerini bu listede bulamaması normal; o durumda rakip listesini elle kurmak gerekiyor.
İkinci sınır dil. İfade çıkarımı boşlukla ayrılmayan yazı sistemlerinde farklı çalışıyor: Çince ve Japonca’da kelime sınırları boşlukla belirtilmediği için ayrı bir sınır bulma işlemi gerekiyor. O dillerdeki raporlarda ifade sayısı biraz daha muhafazakâr kalıyor.
Üçüncü sınır zaman. Bir rapor ölçüldüğü gün doğru. Apple’ın indeksi sürekli değişiyor, uygulamalar sürekli metadata güncelliyor. Üç ay eski bir raporun yoğunluk sayıları hâlâ yön veriyor ama kesin değil.
Dördüncü sınır reklam. Arama sonuçlarında reklamla üstte görünen bir uygulama organik sıralamasını göstermiyor. Ölçüm organik sonuçlar üzerinden yapılıyor ve reklam yerleşimleri karıştırılmıyor; ama bir rakibin ne kadar reklam harcadığı ölçülemiyor.
Bu sınırların hiçbiri raporu işe yaramaz kılmıyor. Sadece raporun neyi söylediğini ve neyi söylemediğini belirliyorlar — ve bir raporun en tehlikeli kullanımı, söylemediği bir şeyi söylediğini sanmak.
Kategori raporunun ekipteki kullanımı
Bir kategori raporu tek başına okunduğunda etkisiz kalıyor. Karar üretmesi için birden fazla kişinin aynı tabloya bakması ve aynı sütunu farklı yorumlaması gerekiyor.
En verimli düzen şu: bir kişi raporu okuyup üç satır çıkarıyor. Birinci satır “şurada boşluk var”, ikinci satır “şurada duvar var”, üçüncü satır “şunu ölçemedik”. Bu üç satır toplantıya gidiyor ve tablo ekranda açık duruyor.
İkinci verimli düzen, raporu ürün tarafıyla birlikte okumak. Bir ifadede güç eşiği çok yüksekse o ifade metadata işi değil ürün işi; bunu ASO’dan sorumlu kişinin tek başına söylemesi genellikle ikna etmiyor, tabloyu birlikte görmek ediyor.
Verimsiz düzen ise raporu dağıtıp yorum beklemek. Kimse okumuyor; okuyanlar da sütunları farklı anladıkları için birbirini yanlış anlıyor. Rapor, üzerinde konuşulan bir belge; dağıtılan bir belge değil.
Raporun saklanması da önemli. Her rapor ölçüm tarihiyle birlikte saklanmalı, çünkü asıl değer karşılaştırmada. Üç ay sonra aynı kategoriye bakıldığında elde eski tablo yoksa, yeni tablo yine tek bir fotoğraf olarak kalıyor.
Son olarak raporun bir çıktısı olmalı: bir sonraki ay takip edilecek ifadelerin listesi. Bu liste çıkmadıysa rapor okunmuş ama kullanılmamış demektir.
Sık sorulanlar
- Kategorimde binlerce uygulama var, umutsuz mu?
- Hayır. Uygulama sayısı rekabetin ölçüsü değil; çoğu hiçbir ifadede ilk 200’e girmiyor. Ölçülmesi gereken şey senin hedeflediğin ifadelerde kaç uygulamanın gerçekten göründüğü.
- Kategori değiştirmek sıralamalarımı sıfırlar mı?
- Sıfırlamaz ama hepsini birden etkiler, çünkü Apple’ın uygulamanı hangi ifadelerle ilişkilendirdiği değişir. Bu yüzden kategori değişikliği yapılan sürümde başka metadata değişikliği yapılmamalı.
- Pazar payı verisi neden yok?
- Apple indirme ve gelir yayımlamıyor. Piyasadaki tahminler sıralamadan geriye doğru hesaplanıyor ve hata payları kategoriye göre çok değişiyor. Tahmini tabloya yazdığımızda okuyucu onu ölçüm sanır.
- Rakip sayısını artırmak ölçüm maliyetimi artırır mı?
- Sıralama tarafında hayır: aynı ifadeyi takip eden bütün uygulamalar tek aramadan okunuyor. Maliyeti artıran şey ifade sayısı ve ülke sayısı.
- Kategori raporu ne kadar süre geçerli kalır?
- Yoğunluklar haftalık ölçekte değişmiyor; aylık ya da mevsimlik bakmak doğru. Ama kritik bir karar veriyorsan yeniden ölçmek gerekir — bir rapor ölçüldüğü günün fotoğrafı.
Kaynaklarımızı keşfedin
Perakende Uygulamaları ve App Store Araması: Öne Geçmek
Perakende uygulamalarının App Store aramasında karşılaştığı zorlukları net biçimde kavrayın ve en etkili keyword fırsatlarını belirleyin. Kategori verileri, ülke bazlı karşılaştırmalar, uygulanabilir öneriler ve cusp bandı örnekleriyle bu rehber; sıralamanızı ölçmenize, keyword stratejinizi tanımlamanıza ve görünürlüğünüzü artıracak somut adımları hayata geçirmenize yardımcı olur.
See resource

Getiri Analizi: rankcusp'ın ASO Platformunun Etkisi ve Cusp Bandının Değeri
rankcusp'ın ASO platformunun görünürlüğü nasıl gerçek indirmeye çevirdiğini anlatan raporu indirin. Cusp bandı raporu, rakip yorumlarından keyword çıkarımı ve günlük sıralama takibiyle edinim maliyetinizi düşürmenin, ekibinizin zamanını korumanın ve ölçülebilir bir getiri elde etmenin yollarını keşfedin.
See resource

rankcusp Pro Ajans İş Ortaklıkları
rankcusp Pro ile yeni kapılar açın: Uygulama iş ortağı olun, ekibinizin ASO uzmanlığını güçlendirin ve müşterilerinizin App Store görünürlüğünü siz yönetin. Hemen indirin, etkinizi büyütün!
See resource