Kaynak Merkezi
Bu kütüphane neden var
Bu kütüphanedeki her metin tek bir soruya cevap veriyor: App Store’da sıralamanı ne taşır, ne taşımaz? Cevabı tahminle değil, ölçümle veriyoruz — ve neyi ölçmediğimizi de aynı açıklıkla yazıyoruz.
App Store Optimization hakkında bulabileceğin metinlerin çoğu iki gruba ayrılır. Birinci grup, hiç ölçülmemiş sayılarla konuşur: “şu taktik indirmeleri %40 artırır”, “başlığa keyword koymak sıralamayı üç kat hızlandırır”. Bu cümlelerin arkasında bir ölçüm yoktur; bir kişinin bir uygulamada bir kez gördüğü şeyin genelleştirilmiş hâlidir. İkinci grup ise o kadar genel konuşur ki hiçbir şey söylemez: “kaliteli içerik üretin”, “kullanıcıyı dinleyin”, “rakiplerinizi takip edin”. İkisi de bir sonraki hafta ne yapacağını söylemez.
rankcusp bir ölçüm aracı olduğu için bu metinleri de ölçümün diliyle yazıyoruz. Bir sayı veriyorsak onu nereden aldığımızı söylüyoruz. Bir şeyi ölçemiyorsak “ölçemiyoruz” diye yazıyoruz, sıfır yazmıyoruz — çünkü sıfır bir ölçümdür ve insanlar ölçüme göre karar verir. Panelde de aynısı geçerli: popülerliği ölçülmemiş bir keyword’ün yanında sıfır değil, kısa çizgi durur.
Kütüphanenin ikinci amacı daha basit: aracın ne yaptığını, aracı satın almadan önce anlatabilmek. Burada okuduğun her yöntem panelde çalışan bir şeye karşılık geliyor. Rakip yorumlarından ifade çıkarmayı anlatan metin, gerçekten çalışan bir çıkarıcıyı anlatıyor. Metadata’daki karakter israfını anlatan metin, gerçekten karakter sayan bir denetimi anlatıyor. Hiçbiri “ileride yapacağımız” bir şey değil.
Bu yüzden burada vaka çalışması, müşteri hikâyesi ya da yüzdelik büyüme grafiği bulamayacaksın. Onlar için yeterli veri toplanmadı; toplandığında yayımlanacak. O zamana kadar anlatabileceğimiz tek dürüst şey mekanizmanın kendisi — ve mekanizma zaten işin zor kısmı.
Formatlar ve hangisini ne zaman okumalısın
Kütüphane üç formata ayrılıyor ve ayrım süslemeden ibaret değil. Her format farklı bir soruya cevap veriyor, dolayısıyla farklı bir uzunlukta ve farklı bir derinlikte yazılıyor.
Rehberler bir işi baştan sona anlatır. Keyword seçimi rehberini okuyup bitirdiğinde elinde takip listesi olur. Metadata rehberini okuyup bitirdiğinde başlığın, alt başlığın ve keyword alanının yeniden yazılmış hâli olur. Rehberler adım adım ilerler, her adımın sonunda kontrol edilebilir bir çıktı bırakır.
Raporlar bir alanın ölçülmüş hâlini gösterir. Kategori rekabeti raporu, bir kategoride kaç uygulamanın aynı ifade için yarıştığını ve bu yarışın hangi bantlarda yoğunlaştığını anlatır. Raporlarda daha çok tablo, daha az anlatı vardır; okuma değil, bakma metinleridir.
Özetler ise zaten bildiğin bir konuyu hızlıca hatırlaman için vardır. Bir toplantıdan önce on dakikada okunacak, aklında birkaç cümle bırakacak metinlerdir. Yeni bir şey öğretmeyi hedeflemezler; öğrendiğini sıraya koyarlar.
- Yeni başlıyorsan rehberlerden başla; sırayla okumak gerekir, atlamak işe yaramaz.
- Bir kategoriye yeni giriyorsan önce o kategorinin raporunu oku, rehberi sonra.
- Metadata’yı yakın zamanda değiştirdiysen özetleri oku; rehberler sana zaten yaptığın şeyi anlatır.
- Ekipçe okuyacaksanız raporları paylaşın, rehberleri tek kişi okuyup uygulasın — rehberler karar değil, iş metnidir.
Ölçtüğümüz beş şey
Kütüphanedeki metinlerin tamamı aynı beş ölçümün üzerine kurulu. Hangi metni okursan oku bu beşinden birine ya da birkaçına döneceksin, o yüzden en baştan tanımlamak doğru olur.
- SıraBelirli bir ifadeyi belirli bir ülkede arattığımızda uygulamanın kaçıncı sırada göründüğü. İlk 200 içinde değilse bunu “200’ün dışında” diye yazıyoruz, büyük bir sayı uydurmuyoruz. Sıra her gün bir kez ölçülüyor ve geçmişi saklanıyor; bir metadata değişikliğinin etkisini ancak böyle görebilirsin.
- PopülerlikBir ifadenin ne kadar arandığına dair Apple’ın kendi sinyallerinden türettiğimiz göreli bir değer. Mutlak arama hacmi değil — Apple mutlak hacmi kimseye vermiyor, veren araçlar da tahmin ediyor. Ölçemediğimiz ifadelerde popülerlik boş kalıyor.
- ZorlukBir ifade için yarışan uygulamaların ne kadar güçlü olduğu. Kaç uygulamanın o ifadeyi başlığında taşıdığı, ilk sıralardaki uygulamaların değerlendirme sayıları ve ifadenin kaç kelimeden oluştuğu bir araya geliyor. Zorluk bir kehanet değil, bir maliyet tahmini.
- AlakaApple’ın uygulamanı o ifadeyle eşleştirip eşleştirmediği. Bir ifadede 200 içinde görünüyorsan Apple seni zaten o ifadeyle ilişkilendirmiş demektir; görünmüyorsan önce ilişkilendirmesini sağlaman gerekir. Bu ayrım, hangi keyword’ün ucuz hangisinin pahalı olduğunu belirleyen şey.
- Değerlendirme eğrisiUygulamanın puanının ve değerlendirme sayısının zaman içindeki seyri. Sıralamayı doğrudan taşımaz ama bir sürümden sonra puanın düşmesi, o sürümde bir şeyin bozulduğunun en hızlı sinyalidir.
11-30 bandı: kütüphanenin merkezindeki fikir
Buradaki metinlerin çoğu dönüp dolaşıp aynı yere geliyor, o yüzden fikri burada bir kez tam olarak anlatmak istiyoruz.
Bir keyword’de sıralanmak iki ayrı şey gerektirir. Birincisi alaka: Apple’ın uygulamanı o ifadeyle eşleştirmesi. İkincisi güç: eşleştirdiği uygulamalar arasında seni yukarı taşıması. Bu iki şeyin maliyeti birbirinden çok farklıdır. Hiç görünmediğin bir ifadede alakayı sıfırdan kurmak, metadata’yı yeniden yazmayı, muhtemelen ürünün konumlandırmasını değiştirmeyi ve haftalarca beklemeyi gerektirir. Zaten 24. sırada olduğun bir ifadede ise alaka çoktan kurulmuştur; eksik olan tek şey birkaç sıralık güçtür.
İlk sayfa, aramanın neredeyse tamamının bittiği yerdir. Kullanıcı listeyi aşağı kaydırmaz; ilk birkaç sonuçtan birini açar. Yani 24. sıradaki bir uygulama, o ifade için pratikte görünmez durumdadır — ama görünmezliğin sebebi alakasızlık değil, birkaç sıralık mesafedir.
İşte bu yüzden 11 ile 30 arasındaki bant, bir uygulamanın en ucuz büyüme alanıdır. Orada duran her ifade için Apple “bu uygulama bu ifadeyle ilgili” demiştir. Geriye kalan iş, o ifadeyi metadata’da daha görünür bir yere taşımak, ilgili bir ifadeyi başlığa almak ya da alt başlığı o ifadeye göre yeniden yazmaktan ibarettir. Tek bir metadata hamlesi birkaç sıra kazandırdığında, o birkaç sıra ikinci sayfadan birinci sayfaya geçişse, trafik farkı katlanarak değişir.
Kütüphanedeki rehberlerin çoğu bu bandı bulmayı, sıraya koymayı ve tek tek harcamayı anlatıyor. Raporlar ise bandın kategoriye göre nasıl değiştiğini gösteriyor: oyun kategorisinde bant çok kalabalıktır ve her sıra pahalıdır, niş bir üretkenlik kategorisinde ise bandın üst ucu şaşırtıcı derecede boş olabilir.
Rakip yorumları: kimsenin bakmadığı keyword kaynağı
Keyword araçlarının tamamı aynı havuzdan besleniyor: arama önerileri, kategori listeleri, uygulama başlıkları. Bu havuz herkese açık olduğu için herkesin listesi birbirine benziyor. Rekabetin en yoğun olduğu yer de tam olarak burası.
Kullanıcılar ise uygulamanı senin pazarlama dilinle aramıyor. Sen “kişisel finans yönetimi” diyorsun, kullanıcı “param nereye gidiyor” diye arıyor. Sen “dil öğrenme platformu” diyorsun, kullanıcı “günde 10 dakika ingilizce” diye arıyor. Bu ifadeler senin metadata’nda yok, rakiplerinin metadata’sında da yok — ama rakiplerinin yorumlarında var, çünkü yorum yazan kişi kendi kelimeleriyle yazıyor.
rankcusp rakip uygulamaların yorumlarını tarıyor, cümleleri parçalıyor ve arama gibi görünen ifadeleri çıkarıyor. “Arama gibi görünen” kısmı burada önemli. İnsanlar yorumda “bana çok yardımcı oldu” yazar; bu ifade dilbilgisel olarak sağlamdır, sık geçer, ama kimse App Store’da bunu aramaz. Bu yüzden birinci ve ikinci tekil şahıs zamiri içeren ifadeler eleniyor. Aynı şekilde tek başına anlam taşımayan bağlaç yığınları, uygulama adının tekrarları ve rakam dizileri de eleniyor.
Kalan ifadeler havuza giriyor ve diğerleriyle aynı muameleyi görüyor: popülerlik ölçülüyor, zorluk hesaplanıyor, uygulamanın o ifadedeki mevcut sırası aranıyor. Yorumdan çıkmış olması bir ifadeye ayrıcalık kazandırmıyor; sadece hiçbir aracın bakmadığı bir yerden geldiği için rekabeti düşük olma ihtimali yüksek.
- Yorum madenciliği, ürününü kullanan insanların kelimelerini verir — pazarlama ekibinin kelimelerini değil.
- En verimli kaynak, senin uygulamana en çok benzeyen ama senden büyük olan rakiptir; onun yorum hacmi senden fazladır.
- Kötü yorumlar da işe yarar: eksik bulunan özellik, o özelliği arayan insanın kelimesidir.
- Ülke ülke bakmak gerekir; aynı uygulamanın Türkiye ve Almanya yorumlarından çıkan ifadeler örtüşmez.
Metadata: 100 karakterin yarısı boşa gidiyor
Apple’ın sana verdiği indekslenebilir alan sınırlıdır: uygulama adı, alt başlık ve geliştiriciye görünen keyword alanı. Keyword alanı 100 karakterdir ve pratikte bu 100 karakterin yarısı israf edilir. İsrafın sebepleri sıkıcı derecede mekaniktir, o yüzden de tamamen düzeltilebilirdir.
En yaygın israf tekrardır. Uygulama adında geçen bir kelimeyi keyword alanına tekrar yazmak hiçbir şey kazandırmaz; Apple o kelimeyi zaten indekslemiştir. İkinci yaygın israf virgülden sonra boşluk bırakmaktır: her boşluk bir karakterdir ve hiçbir işe yaramaz. Üçüncüsü çoğul ekleridir — Apple tekil ve çoğulu ayrı tutmaz, ikisini de yazmak alan yakar.
Daha az bilinen ama daha pahalı bir israf, kelime sırasıdır. Keyword alanına yazdığın kelimeler birbiriyle serbestçe birleşerek ifade oluşturur; “dil, öğren, ingilizce” yazdığında “ingilizce öğren” ifadesi de indekslenir. Dolayısıyla “ingilizce öğren” ifadesini bir bütün olarak yazmak, iki kelimeyi ayrı ayrı yazmaktan daha az verimlidir.
Bir de ülke alanlarının boş bırakılması var. Çoğu geliştirici tek bir dil için metadata yazıp bırakıyor. Oysa Apple’ın açık olduğu her ülkede ayrı bir keyword alanı var ve bu alanların çoğu birbirinden bağımsız indeksleniyor. Türkiye’de sıralanmak istediğin ifadelerle Almanya’da sıralanmak istediklerin aynı değil; ikisini aynı yazmak, ikisinden birini boşa harcamak demek.
rankcusp bu israfları tek tek sayar ve kaç karakter geri kazanacağını söyler. Söylediği şey bir tahmin değil, bir sayımdır: “başlıkta zaten geçen üç kelime keyword alanında tekrar ediyor, 27 karakter geri alabilirsin” gibi.
| İsraf | Ne kadar geri gelir |
|---|---|
| Uygulama adında geçen kelimenin tekrarı | Kelime başına kelimenin uzunluğu kadar |
| Virgülden sonra boşluk | Her virgül için 1 karakter |
| Aynı kökün tekil ve çoğul hâli | Kısa olan hariç hepsi |
| İki kelimelik ifadenin bütün yazılması | Kelimeler ayrı yazılınca aradaki boşluk |
| Boş bırakılmış ülke alanı | O ülke için 100 karakterin tamamı |
175 storefront ve ölçeğin anlamı
Apple’ın uygulama mağazası 175 ülke ve bölgede açık. Bu sayı bir pazarlama cümlesi değil, ölçüm işinin şeklini belirleyen bir gerçek: aynı keyword’ün sırası her ülkede farklıdır, popülerliği farklıdır, hatta ifadenin kendisi farklı yazılır.
En bariz fark dildir. Ama daha ince bir fark da var: aynı dilin farklı ülkelerde farklı arandığı durumlar. Bir başka ince fark harf katlamadadır. Türkçe ve Azerice’de büyük I harfi küçüldüğünde noktasız ı olur, diğer her yerde noktalı i olur. Bu detayı yanlış uygularsan “AI” ifadesi Türkiye havuzunda “aı” olarak saklanır ve aynı ifadeyi arayan bir kullanıcıyla eşleşmez. Bu yüzden ifadeleri normalleştiren fonksiyon her zaman ülkeyi parametre olarak alır.
Ölçek bir maliyet de getirir. Her sıralama ölçümü Apple’a bir istek demektir ve Apple’a saniyede yapılabilecek istek sayısı sınırlıdır. rankcusp bu yüzden ölçümü satır başına değil, keyword başına yapar: aynı ifadeyi aynı ülkede takip eden bütün uygulamalar tek bir aramadan okunur. Rakip uygulamaların sıraları çoğu zaman bedavaya gelir, çünkü zaten yapılan bir aramanın içindedirler.
Kütüphanedeki kategori raporları bu ölçekten doğuyor. Bir kategorinin Türkiye’deki hâliyle Brezilya’daki hâli farklı; hangi ifadelerin kalabalık, hangilerinin boş olduğu ülkeye göre değişiyor. Yeni bir ülkeye açılmayı düşünüyorsan bakılacak ilk yer, o ülkede aynı ifadeler için kaç uygulamanın yarıştığıdır.
Bu metinleri nasıl kullanmalısın
Kaynakların çoğu okunur ve unutulur, çünkü okuma ile uygulama arasına bir hafta girer. Bu kütüphaneyi bir haftalık bir döngüye bağlamanı öneriyoruz.
- Pazartesi: ölçUygulamanın ve iki rakibinin mevcut sıralarını, takip ettiğin ülkelerde bir kez kaydet. Elinde bir başlangıç noktası olmadan yaptığın hiçbir değişikliğin etkisini göremezsin.
- Salı: bandı çıkar11-30 arasında sıralandığın ifadeleri listele ve popülerliğe göre sırala. Bu liste, o haftanın iş listesidir; en üstteki üç ifadeden fazlasına aynı anda dokunma.
- Çarşamba: tek bir hamle yapSeçtiğin ifade için tek bir metadata değişikliği uygula. Aynı anda hem başlığı hem alt başlığı hem keyword alanını değiştirirsen, sonuçta hangisinin işe yaradığını bilemezsin.
- Perşembe ve Cuma: bekleApple’ın indeksi anında güncellenmez. Bir değişikliğin sıralamaya yansıması genellikle birkaç günü bulur; bu süre içinde ikinci bir değişiklik yapmak ölçümü bozar.
- Ertesi pazartesi: karşılaştırAynı ifadeleri yeniden ölç ve önceki hafta ile karşılaştır. Kazandıysan hamleyi not et, kaybettiysen geri al. Bir sonraki haftanın listesi bu karşılaştırmadan çıkar.
Sıralama neden kendiliğinden değişir
Hiçbir şey yapmadığın bir haftada da sıralamaların oynar. Bunu bilmezsen her oynamayı kendi hamlene bağlarsın ve yanlış sonuç çıkarırsın; kütüphanedeki her rehber bu yüzden ölçüm öncesi ve sonrası karşılaştırmasına dayanıyor.
En büyük kaynak rakiplerdir. Senin dokunmadığın bir ifadede bir rakibin metadata’sını değiştirmesi, seni bir sıra aşağı iter. Aynı şekilde bir rakibin uygulamasını yayından kaldırması ya da adını değiştirmesi seni yukarı taşır. Bu hareketlerin seninle hiçbir ilgisi yoktur ama panelinde senin sıran olarak görünür.
İkinci kaynak mevsimsellik ve gündemdir. Bir ifadenin popülerliği yıl boyunca sabit değildir: vergi uygulamaları için mart ayı, fitness uygulamaları için ocak, seyahat uygulamaları için okul tatili farklı davranır. Popülerlik arttığında o ifadeye giren uygulama sayısı da artar, yani aynı sırada kalmak için daha fazla güç gerekir.
Üçüncü kaynak Apple’ın kendi tarafındaki değişikliklerdir. İndeksin ne sıklıkla tazelendiği, hangi alanların ne ağırlıkla sayıldığı ve arama sonuçlarına reklam yerleştirmelerinin nasıl karıştığı zaman zaman değişir. Bu değişiklikler duyurulmaz; ancak çok sayıda uygulamanın aynı gün benzer şekilde oynadığını görerek fark edilir.
Dördüncü kaynak ölçümün kendisidir. Aynı ifade, aynı ülkede, aynı gün içinde farklı saatlerde biraz farklı sonuçlar verebilir. Bu yüzden sıra günde bir kez, mümkün olduğunca aynı koşullarda ölçülür ve tek bir günün değeri değil, birkaç günün eğilimi okunur. Bir günlük iki sıralık oynama gürültüdür; üç gün üst üste aynı yöne giden bir hareket sinyaldir.
Bütün bunların pratik sonucu şu: bir hamlenin işe yarayıp yaramadığını anlamak için kontrol grubuna ihtiyacın var. Dokunmadığın ifadelerin aynı hafta nasıl hareket ettiğine bak. Hepsi birlikte iki sıra düştüyse, senin dokunduğun ifadenin iki sıra düşmesi hamlenin başarısızlığı değildir.
- Tek günlük hareketi yorumlama; en az üç günlük eğilime bak.
- Dokunmadığın ifadeleri de takip et — kontrol grubun onlar.
- Bir rakibin sürüm çıkardığı haftayı not et; o hafta senin ölçümün kirlenmiştir.
- Mevsimsel ifadelerde geçen yılın aynı dönemine bak, geçen aya değil.
Sık karıştırılan dört kavram
Kütüphanedeki metinler birbirine yakın duran ama aynı olmayan kavramları ayırarak kullanıyor. Okumaya başlamadan bu dört ayrımı bilmek, sonraki her metni kolaylaştırır.
| Karışan | Ayrım |
|---|---|
| Popülerlik ile zorluk | Popülerlik bir ifadenin ne kadar arandığı, zorluk ise o ifade için yarışanların ne kadar güçlü olduğu. Çok aranan ama kolay bir ifade nadirdir; az aranan ama zor bir ifade ise sandığından sık görülür. |
| Sıra ile görünürlük | Sıra bir sayıdır; görünürlük o sayının popülerlikle çarpımıdır. Az aranan bir ifadede birinci olmak, çok aranan bir ifadede on beşinci olmaktan daha az kişiye ulaşır. |
| Ölçülmemiş ile sıfır | Bir değerin boş olması ölçemediğimiz anlamına gelir; sıfır ise ölçtük ve sıfır çıktı demektir. Panelde ölçülmemiş her değerin yerinde kısa bir çizgi durur, çünkü sıfır yazmak insanları yanlış karar verdirir. |
| Keyword alanı ile başlık | İkisi de indekslenir ama aynı ağırlıkta değildir ve aynı kurallara tabi değildir. Başlıktaki kelimeler kullanıcıya görünür, keyword alanındakiler görünmez; ikisinde aynı kelimeyi tekrar etmek alan israfıdır. |
Neyi yazmıyoruz
Bir kaynağın güvenilirliği, söylediği kadar söylemediğiyle de ölçülür. Bu kütüphanede bilerek bulunmayan şeyleri de yazalım.
Garantili sıralama sözü yok. Apple’ın sıralama algoritması açıklanmış bir şey değil; kimse bir ifadede birinci sıraya çıkacağını garanti edemez, eden de doğru söylemiyordur.
Kesin arama hacmi yok. Apple mutlak arama hacmini yayımlamıyor. Popülerlik değerlerimiz göreli ve Apple’ın kendi sinyallerinden türetiliyor; “bu ifade ayda 12.000 kez aranıyor” cümlesini kurmuyoruz çünkü kuramayız.
Yüzdelik büyüme vaadi yok. Bir taktiğin ortalama etkisini yayımlayabilmek için çok sayıda uygulamada uzun süre ölçüm yapmak gerekir. O ölçüm biriktiğinde yayımlanacak; o zamana kadar yüzde vermek uydurmak olur.
Rakip araçlar hakkında ölçülmemiş iddia yok. Karşılaştırma metinlerinde yalnızca herkesin doğrulayabileceği şeyler var: hangi aracın hangi veri kaynağını kullandığı, neyi gösterip neyi göstermediği.
Sık sorulanlar
- Bu kaynakları okumak için rankcusp kullanmam gerekiyor mu?
- Hayır. Metinlerin tamamı araçtan bağımsız okunabilir; anlattıkları yöntemleri elle de uygulayabilirsin. Aracın yaptığı şey bu yöntemleri her gün ve 175 ülke için tekrarlamak, ki elle yapılması pratik değil.
- Ne sıklıkla güncelleniyor?
- Apple’ın indeksleme davranışında ölçtüğümüz bir değişiklik olduğunda ilgili metinler güncelleniyor. Takvime bağlı bir yayın planı yok; değişmemiş bir konuyu yeniden yazmak okuyucuya bir şey kazandırmaz.
- İçeriklerde neden hiç sayı yok?
- Ölçtüğümüz sayılar var, ölçmediğimiz sayılar yok. Bir uygulamanın panelindeki sıra ve popülerlik değerleri gerçek ölçümlerdir. Ama “şu taktik ortalama şu kadar kazandırır” demek için gereken veri henüz birikmedi, o yüzden o cümleyi kurmuyoruz.
- Kendi kategorim için özel bir rapor var mı?
- Kategori raporları kütüphanede formatına göre listeleniyor. Aradığın kategori yoksa, aynı yöntemi panelde kendi kategorin için çalıştırabilirsin: kategori listesindeki uygulamaları rakip olarak ekle, ortak ifadeleri çıkar ve bantlara göre dağılıma bak.
- Metinler başka dillerde de var mı?
- Şu an bu uzun metinler Türkçe yazıldı. Diğer dillerde sayfalar mevcut hâlleriyle yayında; çeviri tamamlandıkça uzun metinler de o dillerde açılacak. Yarısı çevrilmiş bir sayfa yayımlamıyoruz, çünkü sayfanın bir kısmının başka dilde çıkması okuyucu için hatadan beterdir.